YÜKLENİYOR

Arama Yapın

Sektör Dosyaları

Güvenlik 50: Security 50 Şirketleri 2020 İncelemesi ve 2021 Ön İncelemesi

Paylaş

Çoğu sektörde olduğu gibi COVID-19 süregelen projelerin durmasına ve yeni proje planlarının ertelenmesine yol açtığından, 2020’de güvenlik sektöründe daha az faaliyet görüldü. IDC’nin yayınladığı bir rapor, salgının etkisi nedeniyle küresel güvenlik kamerası pazarının tek başına yüzde 2 küçülebileceğini ifade ediyor.

OMDIA’nın bu yılın başlarında yayınladığı bir başka rapor, hala kameraların büyük çoğunluğunun üretildiği yer olan Çin’de, COVID-19’un üretim ve tedarik zincirlerini kesintiye uğratmasının ardından, piyasayla ilgili olarak pandemi kaynaklı potansiyel riskler konusunda uyarmıştı. Çin birkaç ay sonra pandeminin etkilerinden büyük ölçüde sıyrılarak toparlanırken, bu defa da hükümetlerin kapanma ve ekonomik faaliyetleri sınırlama yoluna gittiği diğer ülkelerde düşük pazar talebi riski hasıl olmuştur.

Bu makale COVID-19’un belli başlı güvenlik çözümü sağlayıcılarını nasıl etkilediğini, buna mukabil söz konusu sağlayıcıların zorlukların nasıl üstesinden geldiğini ve önümüzdeki yıldan neler beklememiz gerektiğini ele alıyor.

Security 50 Şirketleri Covid’in Etkisini Hissediyor

Ekonomiler kapandıkça, devam eden projeler de durduruldu ve yeni planlar ertelendi.

COVID-19’un 2020’de güvenlik işi üzerindeki etkisi çok kötü oldu. Buna neresinden bakılırsa bakılsın aynı sonuca ulaşılıyor. Şirketler durumu istedikleri kadar süsleyebilirler ama rakamlar yalan söylemez. Bu yılın ilk yarısında düşüşe geçen pazar talebi henüz toparlanabilmiş değil. 2020 güvenlik sektörü için bir kriz yılı.

Bu noktada COVID-19’un ticari etkisinin kapsamlı bir biçimde gözden geçirilmesi gerek. Bu rapor, en büyük güvenlik çözümleri üreticilerinden bazılarının iş performansının nitel bir incelemesini ve birkaç farklı şirketi kapsayan nicel bir çalışmayı içeriyor.

İşin Her Yönüyle Mücadele
Güvenlik işletmelerinde yapılan a&s araştırması, katılımcıların yüzde 77’sinin bu yılın Ocak ve Haziran ayları arasında gelirlerinin düştüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 35’inin gelirindeki düşüş yüzde 25 ila 50 oldu. Bir diğer yüzde 35’inin satışları yüzde 25 kadar düşüş kaydetti. Bu düşüşe en çok katkıda bulunan belli kesimleri suçlamak mümkün olsa da, gerçek şu ki COVID-19 işletmelere her yönüyle zarar vermiş bulunuyor.

Axis Communications CEO’su Ray Mauritsson, “COVID-19 ve pandemi doğal olarak tedarik zincirleri vb. dahil olmak üzere dünya ekonomisini etkiledi ve bu da dünyanın dört bir yanından gelen belli malzeme ve teknolojilere bağımlı olmamız dolayısıyla bizi ve sektörü özellikle etkiledi” diyor ve şöyle devam ediyor: “Axis’in satışları COVID-19 öncesi döneme ait beklentilere kıyasla biraz daha düşük seyretti, ancak istikrarlı bir toparlanma ve işlerin daha normal bir duruma döndüğünü görmeye başladık, bu da büyüme yolculuğumuza devam etmemizi sağlayacak.”

Etkinin Coğrafi Farklılıkları

Gerçekten de, çalışmamız katılımcıların yüzde 66’sının güvenlik kamerası segmentinde gelirlerinin düştüğünü, yüzde 19’unun ise erişim kontrol segmentinde darbe aldığını gösterdi.

Hikvision Dijital Teknoloji Başkan Yardımcısı Keen Yao, COVID-19 salgınının doğası gereği bazı bölgelerdeki etkisinin diğer bölgelere oranla daha şiddetli olduğunu ifade etti.


“Salgında ikinci dalganın görüldüğü bölge ve ülkeler başta olmak üzere kapanmaların olduğu bölgelerdeki işlerimiz üzerinde pandeminin kesinlikle etkisi oldu” diyen Yao, sözlerine şöyle devam ediyor: “Diğer yandan gelişmekte olan ülkelerin en olumsuz etkilenen ülkeler olduğunu fark ettik. Çoğu hükümet pandeminin etkisini azaltmak için ciddi ölçüde acil finansal tedbirler aldı. Dolayısıyla, güvenlik pazarında devletin önayak olduğu iş/proje fırsatlarının zayıflaması yönünde küresel bir trend görüyoruz.”

IDIS Küresel İş Birimi Başkanı Joon Jun da benzer ifadelerde bulunarak Güney Kore, Singapur, Tayvan ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin virüsü hızlı bir şekilde kontrol altına almanın mümkün olduğunu gösterdiklerine dikkat çekti. Sonuç olarak bu ülkelerin bu yıl ve sonrasına ilişkin GSYİH’si ve ekonomik görünümleri Batı’nın büyük bir kısmına göre daha iyi durumda.


Londra, Los Angeles, Madrid, Milano ve Paris gibi büyük ekonomi merkezleri ağır darbe aldı ve Avustralya’nın bazı bölgeleri de kısa bir süre önce kapanma yoluna gitti.

Transition Networks Genel Müdürü Anita Kumar, bazı müşterilerin belirsizlik nedeniyle projeleri ertelemeyi seçtiğini doğruladı.

Ancak diğer yandan Koronavirüs Yardım, Destek ve Ekonomik Güvenlik Gözetimi Yasası (CARES Act) ile yardım alan pek çok ABD kentinin projelere daha erken başladığı görüldü.


Kumar şu açıklamalara yer verdi: “Belediye müşterilerimizden bazıları güvenlik ve gözetim programlarının optimum düzeyde işlemesini sağlamak amacıyla kentlerdeki ve kamusal alanlardaki sessizlikten yararlanarak eski teknolojileri güncelledi. Salgın Avrupa ve Asya’ya daha erken ulaştığı için 2020’nin başında uluslararası ekibimiz bunun etkisini daha fazla yaşadı.”

Talebe Rağmen Hareket Kısıtlamalarının Getirdiği bir Engel Var
Salgın nedeniyle geleneksel güvenlik çözümleri pazarı yavaşlamış olsa da, termal kameralar ve temassız erişim kontrolü gibi çözümlere olan talepte artış görüldü. Ancak yine de ülke/şehir genelinde kapanma gibi hükümet önlemleri nedeniyle, devam ettirilebilen proje sayısı sınırlı kaldı.

Suprema CEO’su Young Moon’un neler söylediğine bakalım: “COVID-19’un etkisi bölgeden bölgeye farklılık gösterdi. Kapanmaların uzatıldığı bölgelerde, işlerimizi yürütmede ürün ve çözümlerin tesisi gibi fiziksel zorluklarla karşılaştık ve dolayısıyla işlerimiz bu bölgelerde daha fazla etkilendi. Kapanma olmayan veya kısa süren diğer bölgeler daha az etkilenmişti ve hatta önceki yıla göre büyüme gösterdi.


Ülkeler sıkı tedbirleri hafiflettikçe ve COVID-19 nedeniyle durdurulan işlere ve projelere devam ettikçe üçüncü çeyreğin etkilerinin ardından toparlanma görüyoruz.”

İşe Yaradığı Görülen Bazı Stratejiler


Bazı şirketler uğradıkları zararı dengelemek için harcamalarını kısabildi. BCD International CEO’su Jeff Burgess, COVID-19’un işini kesinlikle etkilediğini ve 2019’dakiyle aynı gelir artışının mümkün olmayacağını ifade ediyor ve ekliyor:

“Yine de bugüne kadar örneğin seyahat ve fuar gibi giderlerin daha az olmasının da etkisiyle, gelirimizdeki hafif düşüşe rağmen finansal olarak başarılı olduk.”

Hasarı en aza indirmeyi başaran bir diğer şirket de Spica International oldu. Şirketin CEO’su Tone Stanovnik bunu pandemi öncesinde şirketin iş odağında meydana gelen değişikliğe bağlıyor:

“Son birkaç yıldır Spica, Bulut teknolojisine dayalı yeni ürün portföyümüze odaklandı.


2019’da ve 2020’de, büyümemizin Bulut çözümlerinin sağladığı gelirle desteklenmesi bakımından verdiğimiz bu kararın çok iyi ve öngörülü bir karar olduğunu anlıyoruz. En önemli stratejik dayanak noktalarımızdan biri de yıldan yıla yüzde 20 oranında sağlıklı bir büyüme yakalamak oldu ve her yıl bu hedefi gerçekleştirmiş olmaktan memnunuz. 2019’da bu hedefi aşmayı bile başardık.”

Bazı Değişiklikler Kalıcı Olabilir
Kısacası, benzeri görülmemiş olan pandeminin güvenlik sektörü üzerindeki tek etkisi felaket oldu. Ancak büyük üreticilerin çoğu ihtiyatlı bir iyimserlikle şimdiden ileriye bakıyor. Daha önce olduğu gibi hizmet sunmaya devam ederken, uzaktan çalışma olanaklarını daha fazla içerecek ve çalışanların ve müşterilerin güvenliğini sağlayacak şekilde süreçlerinin çoğunda değişiklik yapmak durumunda kaldılar. Önümüzdeki birkaç ay, bu çabaların sektör açısından nasıl bir fark yaratacağı konusunda belirleyici olabilir.

COVID-19 Çözümleri, Güvenlik Sektörünü Tedirgin Eden Bir Seneyi Toparlayan Tek Şey Oldu

Termal kameralar, temassız erişim kontrolü ve analitik her zamankinden daha fazla ilgi gördü.

Geleneksel güvenlik çözümleri pazarı bu yıl zarar gördü. Bu da, satıcıların karşı karşıya oldukları kayıpları dengeleyecek alternatif segmentler bulmak zorunda olduğu anlamına geliyordu. Ne tuhaftır ki, sorun olan şey aynı zamanda çözümün ta kendisi oldu. Müşteriler COVID-19 ile başa çıkmak için termal kameralara, video mantıksal analizine, temassız erişim kontrol sistemlerine ve diğer benzer çözümlere yöneldi.

Fırsatı gören pek çok şirket, pürüzsüz bir süreç olmasa da, yenilik yoluna gitti. Termal kameraların doğruluğu konusundaki endişelere rağmen bunlar popüler bir ürün haline geldi. Sosyal mesafe izleyicisi gibi analizler çok müdahaleci gibi görünse de, pek çok müşterinin gereksinimini karşıladı. Kimse parmak izi sensörüne dokunmak istemediği için yüz tanıma dönemine geçildi.

Sürdürülecek Yeni Alanlar Ortaya Çıktı
Bu tür gelişmeler, şirketlerin COVID-19’un etkisini hafifletmesi için yollar sundu.  Genetec Bulut Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve Baş Güvenlik Sorumlusu Christian Morin, bazı alanlar bariz şekilde darbe almış olmasına rağmen temel hizmetler için perakende gibi sektörlerin işlemeye devam ettiğine ve bu noktada da güvenlik hizmetlerine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Diğer şirketler de benzer yorumlarda bulundu.

Örneğin MOBOTIX CEO’su Thomas Lausten bizlerle şunları paylaştı: “Kapanmalardan bu yana MOBOTIX, termal görüntüleme çözümlerine olan talepte artış gördü. Dünyanın dört bir yanındaki birçok havaalanında, güvenliği sağlamak COVID-19’un etkisini hafifletmeye yönelik bir önlem paketi kapsamında termal izleme sistemleri kullanıldı.


Termal kameralar, elle tutulan cihazlardan daha hızlı ve verimli bir şekilde yüzey sıcaklık aralıklarını ölçebiliyor ve adeta bir erken uyarı sistemi gibi çalışıyor. Personel daha sonra hasta olma ihtimalini görmek amacıyla bireyi daha fazla incelemek üzere kenara çekebilir ve diğer yolcuların kesintisiz olarak seyahatlerine devam etmesine olanak sağlayabilir.”

Geçtiğimiz aylarda termal kameralarla güvenilir çözümlere olan yüksek talepten yararlanan MOBOTİX, 2019/2020 nihai sonucunu yıllık yüzde 11’lik büyüme ve planlanan bir kâr artışı olarak açıkladı.

Axis Communications CEO’su Ray Mauritsson, pandeminin şüphesiz uzaktan izleme çözümlerine olan ilgi ve talebi artırdığını ifade etti. Bunun bariz bir örneği, pandemi sırasında olağanüstü bir baskı altında olan ve personelin yüksek hasta sayıları ve mesafeyi koruma gereksinimi ile uğraşmak zorunda kaldığı sağlık sektörüdür.


Mauritsson şu ifadelere yer verdi: “Geleneksel güvenlik teknolojisi doktorlar tarafından hastalarını, özellikle de geçici hastanelerde uzaktan izlemek için kullanıldı ve bu gözetim teknolojisi sağlık çalışanlarının gücünü katlayan bir unsur haline geldi. Video ve ses analitiği ile birlikte, hastanın sıkıntısına dair belirtileri tespit etmek mümkün. Personel, hastaların yaşam belirtilerini izleyebilen telemetri cihazlarını sürece dahil ederek en önemli verileri gerçek zamanlı olarak alıyor ve bu da daha hızlı tepki müdahalede bulunmalarına yardımcı oluyor. Ayrıca interkom sistemleri yakın temas olmadan hastayla iletişime olanak sağlayabilir.”

Dahua Technology Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Fu Liquan’a göre, termal vücut sıcaklığı izleme çözümlerine olan talebin hızla artması Dahua Technology için de fırsatlar sundu. Şirket söz konusu pazar talebine dünya genelinde havaalanları, transit merkezleri, iş yerleri, eğitim kurumları ve diğer benzer sektörlerde kullanılan termal kameralar, sıcaklık izleme özelliklerine sahip erişim kontrolü, vb. dahil termal vücut sıcaklığı izleme çözümleriyle yanıt verdi.

Esnek Kalmanın Gerekliliği
Daha büyük şirketler ve yöneticileri, işletmelerinin benzeri görülmemiş bir dayanıklılık testiyle karşı karşıya olduğunun ve ileriye dönük olarak, iş sürekliliği üzerindeki etkiyi azaltmak için hızlı bir şekilde yön değiştirme ve gelecekteki sorunlar karşısında yön bulma kabiliyetine sahip olmaları gerektiğinin farkındalar.

IDIS Küresel İş Birimi Başkanı Joon Jun, bu kuruluşların yeni teknolojileri benimsemede daha stratejik bir yaklaşım sergilediğini ifade ediyor. Bu çözümler sosyal mesafe ve hijyene ilişkin doğrudan zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı oluyor, operasyonel verimliliği sağlayarak ve önceleri otomatik olmayan süreçleri otomatikleştirerek gelir ve kârlar üzerindeki olumsuz etkiyi dengeliyor ve uyum sağlamak için ihtiyaç duydukları esnekliği ve ölçeklenebilirliği temin etmelerini sağlıyor.

Jun, bunun güvenlik sektörü için birçok fırsat olduğu anlamına geldiğini belirterek sözlerini tamamlıyor. Her sektörde her türlü işletme aynı zorluklarla karşılaşıyor. Hepsi bir yandan COVID-19’un yayılımını azaltmaya odaklanırken, bir yandan da sürekliliği korumaya, müşteri ve çalışan güvenini oluşturmaya ve operasyonları optimize etmeye çalışıyor.

Güvenlik Şirketleri COVID-19 Döneminde Müşteri Katılımını Nasıl Sağlayacak?


Her şey sanal ortama geçti. Fakat bu yeterli oldu mu?

Salgın nedeniyle işletmeler, çalışanlarının evden çalışmasına izin vermek durumunda kaldı. Bu durum şirketlerin karşılaştığı yeni bir norm olarak medyada geniş yankı buldu. Ancak konuşulmayan şey, COVID-19 ofisleri kapanmaya zorlarken ve saha ziyaretlerine son verirken işletmelerin müşteri katılımını nasıl yönettiğiydi. Bunun bariz cevabı çevrimiçi faaliyetlerdi. Pek çok güvenlik şirketi web seminerleri ve sanal ürün sergileri gerçekleştirmeye başladı.

Fakat dikkat dağıtıcılarla dolu internet ağında makul bir süre boyunca müşterinin dikkatini nasıl çekersiniz?

Genetec Bulut Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve Baş Güvenlik Sorumlusu Christian Morin, operasyonlarının tamamında uzaktan çalışma sistemine geçtiklerini açıkladı. Hizmetlerden saha mühendisliği ve teknik belgelendirmeye kadar her şey çevrimiçi oldu. Sanal etkinlikler gerçek dünyadaki fuarların ve seminerlerin yerini aldı.

Çalışanlar Müşteriler Kadar Önemli
Hikvision Dijital Teknoloji Başkan Yardımcısı Keen Yao, pazar stratejisinin, artan çevrimiçi müşteri hizmetleri yatırımı dahil olmak üzere kullanıcı perspektifinden türemesi gerektiğini ifade ediyor:

“Örneğin, salgın nedeniyle kuramadığımız çevrimdışı müşteri iletişimini telafi etmek amacıyla bir takım web seminerleri düzenledik. Ardından, ürün tarafında, müşterilerimizin salgını önleme çabalarına ilişkin ürün ve çözümlerde bazı güncellemeler yaptık. Hikvision’un yapay zekadaki teknolojik birikimini öne çıkaran sıcaklık taramalı termal kameralar ve sosyal mesafe çözümleri buna örnek olarak verilebilir.”

Şirket aynı zamanda salgın süresince SMB uygulamalarında yeni fırsatlar gördü. Önceki SMB çözümleri çoğunlukla perakende sektöründe zararın önlenmesi gibi iş zorluklarıyla ilgiliydi. Ancak şimdi çalışanların güvenliğine daha fazla odaklanılıyor. Yao, gelecekte çalışanların güvenliğinin korunmasına ilişkin taleplerin daha belirgin hale geleceğini düşünüyor.

OPTEX Güvenlik İş Birimi İş Planlama ve Tanıtım Genel Müdürü Tomohiro Tsuji, web semineri ve dikey fuar aracılığıyla müşteri iletişimini artırmaya çalıştıklarını söylüyor ve ekliyor:

“Ancak iyileştirilecek çok şey var. Bu tür uzaktan etkinliklerin yaygınlaşmasıyla birlikte sanal gerçeklik teknolojisine ve araçlarına olan talep de artacaktır.”

Olağan İşleyişe Dönüş Mücadelesi, Fakat Bu Defa Online Olarak
Salgına rağmen, birçok şirket iş stratejilerini sürdürmeye devam etti. Mobotix CEO’su Thomas Lausten, şirketinin kendi çalışanları ve ziyaretçileri bakımından tehlikeli durumları önlemeye yardımcı olmak için yine kendi ürünlerini ve çözümlerini kullanabileceğini söylüyor. Şirket bu çözümleri ayrıca müşterilerine de sunabiliyor. 

“Fakat en önemlisi, ürünlerimizin ve çözümlerimizin yenilenmesi ve daha fazla geliştirilmesi için gayret ettik.” diyor Lausten ve şöyle devam ediyor: “Her altı ayda bir müşterilerimize ve ortaklarımıza yeniliklerimizi sunuyoruz ve bu ritmi korumak bizim için hayati önem taşıyordu. Yenilikleri göstermek için onları bu yıl Küresel İş Ortağı Konferansımıza davet edemiyoruz, ancak online toplantılara yönelik teknik çözümler sayesinde hala küresel olarak onlara ulaşabiliyoruz. Müşterilere yönelik arayüzün nasıl değiştiğini gözlemlemek inanılmaz bir his; online olarak sunulan sanal fuarlar ve etkinlikler artık gelişmeye ve ilk başarılarını gerçekleştirmeye başlıyor.”

Sanal Fuarlar
IDIS Küresel İş Birimi Başkanı Joon Jun, kendilerinin de diğer şirketler gibi çalışma biçimlerini uyarladıklarını ifade ediyor. Şirketin odaklandığı başlıca konulardan biri de sanal ticaret fuarları oldu. 

Jun şunları söyledi: “Bu ay IDIS Sanal Vitrinini uygulamaya geçirdik. Bu uygulama, personelimizin, dağıtım ve sistem entegrasyon ortaklarımızın normalde Intersec, IFSEC ve ISC West’te müşterilerimize standımızı gezdirme şeklini çevrimiçi ortamda hayata geçiriyor. Müşteriler artık rehber eşliğinde sanal bir tura çıkabilir veya ziyaretçiler kendi istediklerinde kaydolarak standa göz atabilirler.”

IDIS ayrıca esnek ve büyüyen sektörlerde video projelerini belirlemek ve güvence altına almak için sistem entegratörleriyle birlikte çalışıyor ve bunlar bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor.  Şirket ABD’de eğitim ve lojistik sektörlerinde hala güçlü satışlar görürken, esrar satışları, üretimi ve konut pazarlarında yeni bir büyüme görülüyor.

Bunlar Salgın Geçtikten Sonra da Devam Edecek mi?
Buradaki kritik soru, bu yeni trendlerin kalıcı olup olmadığı. Örneğin Axis Communications, COVID sonrasında da çevrimiçi çalışmalarını sürdürmeye devam edeceklerini ifade ediyor.

Axis Communications CEO’su Ray Mauritsson şöyle söylüyor: “Fiziksel etkinliklerden, çok başarılı olan ve pandemi sonrasında da devam edeceğimiz online müşteri etkinliklerine ve fuarlara geçiş yaptık. Yenilik hızımızı sürdürdük ve planladığımız tüm yeni ürünleri zamanında piyasaya sürdük. Ayrıca, pandeminin sürdürülebilir iş operasyonları yürütme kabiliyetimizi etkilemediğini söylemekten memnuniyet duyuyoruz. Nitekim, seyahat kısıtlamaları nedeniyle çalışma süreçleri bakımından, çevre üzerinde etkisi daha az olan ve gelecekte de sürdürmeyi planladığımız yeni ve uzaktan çözümler bulduk.”

Yine de pandemi sektöre bu stratejilerin nasıl işlediğine dair yalnızca kısa vadeli bir manzara sundu. Asıl kritik olan sorun, analizlerin çoğunun, işletmelerin uzaktan çalışma sistemine rağmen ayakta kalabilmelerine yoğunlaşmış olması ve uzun vadede çalışanlar ve müşteriler üzerindeki etkisini göz ardı etmiş olması. Melez bir iş modeli görmeye devam edebiliriz, ancak bunun gerçek etkisi henüz kendini göstermiş değil.

Bir Adım Daha İleri Gitmek
Son olarak, pandemi bazı üreticileri online müşteri katılımı çalışmalarının da ötesine geçen daha düşünceli eylemlerde bulunmaya sevk etti. Örneğin, VIVOTEK büyük ölçüde web seminerleri aracılığıyla müşteri katılımına yoğunlaştı. Dünyanın yüz maskeleri ve ilgili teçhizatları tedarik etmekte zorlandığı COVID-19’un ilk günlerinde de şirket yardım eli uzatmaya karar vermişti.


VIVOTEK Ürün Geliştirme Birim Direktörü Peter Chang şunları söyledi: “Herkes için zor bir dönem olduğunu biliyoruz, bu yüzden ilgilendiğimizi göstermek ve ortaklarımızın sağlıklı ve esnek kalmalarına yardımcı olmak için çok çalıştık.


VIVOTEK yıkanabilir maske kılıflarını dünyada bu ürünlerin yeterli sayıda üretilemediği bir zamanda bu ürünlere ihtiyaç duyan bazı yurt dışı ortaklarımıza göndermekle kalmadı, aynı zamanda müşteriler için yüz maskesi, siperli maske ve sosyal mesafeye yönelik zemin işaretleri gibi özelleştirilmiş salgınla mücadele ürün alımlarında bölgesel pazarlamadaki distribütörlerimize de destek verdi.”

Fiziksel Güvenlik Şirketleri 2021’de Ne Görmeyi Bekliyor?


Bu öngörüler önümüzdeki yıl için beklenen talep ve arza ışık tutuyor.

2020’de ne olursa olsun, çoğu güvenlik şirketi büyüme beklentisi içinde. Fakat asıl soru bu büyümeye neyin önayak olacağı. Pandemi geleneksel talebi kesintiye uğrattı. COVID öncesi talep seviyesine geri mi döneceğiz yoksa daha fazlasını mı göreceğiz?

Axis Communications CEO’su Ray Mauritsson şu yorumlarda bulunuyor: “Son aylarda yaptığımız gözlemlerden yola çıkarak, pazarın büyümeye devam edeceğini düşünüyoruz. İnsanların kendilerini güvende hissetme yönünde temel bir ihtiyacı var ve gözetim sistemleri de, ister özel ister kamusal düzeyde uygulansın, daha güvenli ve emniyetli bir ortam yaratılmasına yardımcı olabilir. Temassız erişim kontrol çözümlerinden perakende işletmelerinde insan sayımı teknolojilerine kadar pandemi sırasında öne çıkan teknolojilerin birçoğu pandemi sonrasında da geçerli olmaya ve değer katmaya devam edecek.”

IDIS Küresel İş Birimi Başkanı Joon Jun da benzer yorumlarda bulunarak 2021’de büyümenin devam etmesini beklediğini kaydetti. Bununla birlikte, aşı programlarındaki ilerleme ve tesir düzeyleri dahil, küresel olarak farklı aşamalarda gerçekleşen ekonomik iyileşmeler ve bu kadar çok değişken karşısında kesin öngörülerde bulunmak zor.

COVID-19 Çözümlerine Olan Talepte Azalma
Jun, geçici, pandemiye özel çözümlere olan talebin önümüzdeki yıl içinde büyük olasılıkla yatay bir seviyeye geleceğini söylüyor. Bununla birlikte, pandemiye karşı uygulanan artırılmış güvenlik ve koruma önlemlerinin büyük olasılıkla her türden tesis için yeni ve daha yüksek standartları etkileyeceğini unutmamak gerekiyor.

Jun’un yorumu şöyle: “Daha fazla otomasyon ve verimliliğe duyulan ihtiyaç bazı müşteriler için kritik öneme sahip olacak ve bu müşteriler ilk fiyat noktalarının ötesinde, sunulan çözümlerin yaşam döngüsü maliyetini dikkate almaya devam edecek. Derin öğrenme analitiklerinin benimsenmesi, şirketlerin yanlış alarm tepkilerini ve operatör yorgunluğunu azaltarak işletme maliyetlerini düşürme gücünü katlayan bir unsur olacak. Nesne ve oyalanma tespitine ilişkin AI destekli bildirimler halihazırda güvenlik ekiplerine tehditlere ve olaylara daha hızlı yanıt verme, daha fazla durumsal farkındalık, gelişmiş tespit ve doğrulama imkanı sağlıyor. Ayrıca meta veriler de sorgulama hızlarının saatlerden dakikalara indirilmesini sağlıyor.”

Mantıksal Analizin Daha Fazlası Yolda Mı?
Konuştuğumuz üreticiler yenilik bakımından daha fazlasının geleceğini açıkça belirttiler. Örneğin IDIS önümüzdeki yıl perakendeciler, alışveriş merkezi operatörleri, lojistik merkezleri ve depo operatörleri için Düşme Algılama Çözümünün lansmanını yapacak. Bu mekanlarda dikey yüzeyler, kaymalar, takılmalar ve düşmeler sık görülüyor ve bu da yaralanmalara, verimlilik kaybına ve pahalı sigorta taleplerine neden oluyor ve hayli zaman alan araştırmalarla sonuçlanıyor.

Jun, salgından önce de en sıcak gündem konuları arasında yer alan ve gelecekte de bu durumunu koruyacak olan güvenlik kameralarında çok katmanlı siber güvenlik talebinin süreceğini de sözlerine ekledi.

Güvenlikle İlgili Olarak Devam Edecek Olan Meseleler
Aşı bulunması, termal kamera gibi çözümlere olan talebi azaltabilir. Ancak bazı şirketler pandemiye ilişkin çözümlerin tamamen ortadan kalkmayacağını düşünüyor. Bunun yerine kapsamlı ve entegre bir sistemin bir parçası olarak kullanılmaya devam edebilirler.

Hikvision Dijital Teknoloji Başkan Yardımcısı Keen Yao bizlerle şu yorumları paylaştı: “Yakınsama, 2021’de pek çok alanda büyümeye önayak olabilen önemli bir trend olacak. Ben de sıcaklık taraması, maske tespiti ve akış kontrolüne ilişkin yeni teknolojilerin ve çözümlerin son tüketiciler için nasıl değer yaratabileceğini görmeyi dört gözle bekliyorum. Bu teknolojilerin müşterilerimiz için son derece yararlı olduğuna ve operasyonel verimliliği artırmalarına yardım edebileceğine inanıyorum. Elbette şu an mesele bu yeni teknolojilerin pazarda nasıl kabul göreceği. Örneğin teknolojinin kullanıcıların senaryolarına nasıl uygulandığı, bu noktada pazarın tepkisinin, kabulünün, vb. beklenmesi.”

Hanwha Techwin MEA ve APAC Satış Müdürü Yoon Chang-Soo, COVID-19’un güvenlik kamerası pazarında yapay zeka teknolojisine olan ihtiyacı artırdığını ve teknolojiyi alanda yaygınlaştırma çalışmalarına önemli ölçüde yardımcı olduğunu ifade etti. COVID-19 döneminde operasyonel verimliliğe olan talep giderek artıyor, bu da kenar tabanlı AI teknolojilerini (nesne algılama ve sınıflandırma) ve ihtisaslı dikey çözümleri (Yüz Maskesi Algılama, Doluluk Oranı İzleme Uygulaması) daha fazla geliştirecektir.


Dahua Technology Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Fu Liquan’ın bizimle paylaştığı yorumlar şu şekilde: “5G’nin geliştirilmesi AIoT’nin (Nesnelerin Yapay Zekası) tüketici odaklı uygulamalardan endüstriyel seviyede uygulamalara doğru genişlemesine olanak sağlayacak. Algılayıcılar, kameralar, ağ altyapısı, büyük veri, bulut ve AI teknolojileri AIoT’nin arkasındaki kilit ve temel güç olacak. Eskiden gözetim daha çok temel güvenlik hizmetlerine odaklanıyordu. Şimdiyse maliyetleri azaltabilir ve verimliliği artırarak çeşitli sektörlerde ve segmentlerde görsel bir yönetim rolünü üstlenebilir.”

Şirketlerin En Çok İhtiyaç Duyabileceği Şeyler
MOBOTIX CEO’su Thomas Lausten’a göre cihazların esnekliği çok önemli.  Dünya genelinde işletmelerin COVID-19 ile aylar ve belki yıllar geçirmeye hazırlanırken pandemi sonrası dönemi de göz önünde bulundurmaları gerekiyor.

“Bu nedenle” diyor Lausten, “teknolojilerin COVID-19 sonrasında farklı türlerde çözümler için kullanılacak ve farklı uygulamalara tesis edilecek şekilde esnek olması büyük önem arz ediyor. Günümüzün güvenlik çözümleri sadece bir gözetim aracından daha fazlasıdır, daha akıllı bir geleceğe yapılan bir yatırım niteliğindedir ve bu nedenle farklı zamanlarda farklı talepler nezdinde farklı ihtiyaçları karşılayacak esnekliğe ve çok yönlülüğe sahip olmalıdır.”

Mevcut durum esas olarak termal tesis gerektirse de, ileride vücut sıcaklığı tespitine ihtiyaç kalmadığında bu uygulamalar yangın önleme amacıyla yeniden kullanılabilir. Özellikle üretim tesisleri, ciddi boyutlarda hasara yol açmadan önce potansiyel yangınları tespit edebilen akıllı termal kameralardan yararlanır. Termal tesisler binalara izinsiz girişi önlemeye de yardım edebilir. Bu talep her daim söz konusudur. Nihayetinde, uygulamaları geniş bir perspektifte görme esnekliğine sahip olmak şirketlerin performansını belirleyecektir.

Güvenlik Kamerası Firmaları HiSilicon Yasağıyla İlgili Ne Yapmayı Planlıyor?


Daha önce böyle bir şey görülmemiş olabilir, ancak önümüzdeki süreçte şirketler bunun üstesinden gelmek zorunda.

Birçok şirketin güvenlik ürünlerinin ayrılmaz bir parçası olan HiSilicon çiplerinin ABD tarafından yasaklanması muhtemelen 2019’un en büyük haberlerinden biriydi. Konu siyasi ve ticari düzeyde karşılıklı suçlamalarla manşetlerde yer almaya devam etse de, sektör NDAA ile uyumlu hale gelmek için alternatif çözümler bulması gerektiğini geniş ölçüde kabul etmiş görünüyor.

Bu yazıda, en büyük fiziksel güvenlik çözümleri üreticilerinden bazılarının ABD’deki bu yeni değişiklikle ilgili ne yapmayı planladıklarına dair yorumlarını paylaşıyoruz.

Keen Yao, Hikvision Dijital Teknoloji Başkan Yardımcısı
Kuruluşunda belirlenen şirket politikası gereği, Hikvision ürün tasarım sürecinde hiçbir zaman münhasır tedarikçi ilişkilerine bel bağlamadı. Şirket, 2018 yılında başlayan ve giderek belirsizleşen jeopolitik durum ışığında, önemli bileşenler için alternatif tedarik planlarına odaklandı. Şirketin sürdürülebilir ve uyumlu küresel tedarik zinciri aracılığıyla ortaklarımıza sürekli olarak kaliteli ürün ve hizmetler sunmaya odaklanmaya devam edeceğiz.

IDIS Küresel İş Birimi Başkanı Joon Jun
Gerek Ağustos ayında ABD’de NDAA’da yapılan değişiklikler gerekse daha fazla siber güvenlik konusunda artan farkındalık ve talep sonucunda, fiyatlandırmada görülen ‘dibe doğru yarışın’ 2019 ortalarında sona erdiğini gördük. O zamandan bu yana piyasa stabil hale geldi.

Kısa vadede, üreticiler NDAA uyumlu kit fiyatlarını artırma konusunda muhakkak daha geniş bir kapsama sahip olacaklar, ancak tüm belli başlı ve saygın oyuncular HiSilicon yonga setlerinden uzaklaşma yolunda ilerlediğinden veya uyumlu dizilere sahip olduğundan dolayı bunun kısa ömürlü olması muhtemel.

Ayrıca NDAA uyumlu kamera ve kayıt cihazlarına olan talepteki artış sadece ABD ile sınırlı kalmadı, büyük çaplı son kullanıcıların ve sistem entegratörlerinin mevcut veya gelecekteki ABD operasyonlarını göz önünde bulundurması nedeniyle Avrupa’nın büyük bir bölümünde de talepler arttı.  Bunun devam eden bir trend olmasını bekliyoruz.

Hanwha Techwin MEA Satış Müdürü Yoon Chang-Soo
NDAA uyumlu ürün yelpazesini genişletiyoruz. Ayrıca, uygun maliyetten yüksek kaliteye kadar çeşitli seriler için depomuza yeni yonga setleri ekleyeceğiz. Müşterilerimizin karşılaşabileceği satın alma önündeki tüm engelleri kaldıracağız.

VIVOTEK Ürün Geliştirme Bölüm Direktörü Peter Chang
VIVOTEK için, müşterinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere farklı yonga seti tedarikçileri seçeceğiz. Fiyatlar hariç olmak üzere, müşteriler NDAA uyumluluğuna, kaliteye ve katma değere daha fazla önem veriyor. Önümüzdeki yıl daha fazla yonga seti tedarikçi yükseltmeleri yapılmasını ve uygun fiyatlı ürün gamında daha güçlü yonga setlerinin sunulmasını bekliyoruz.

İki faktörün önümüzdeki yıl büyümeye önayak olabileceğini görüyoruz. Biri NDAA uyumlu bir ürün, diğeri ise pandemi sonrası çözüm. NDAA’ya gelince, 2021’de daha katı olacak. HiSilicon eskiden güvenlik kamerası pazarının en büyük tedarikçilerinden biriydi, ancak ABD şimdi HiSilicon ile ürün/hizmet sağlayan satıcılara yasak getiriyor. Bu eylem, güvenlik kamerası sağlayıcısını NDAA ile uyumlu alternatif seçenekleri seçmek için gerçekleştirilecek olan dönüşümü hızlandırmaya sevk edecek.

Identiv CEO’su Steven Humphreys
Günümüzde aynı kişilere tekrar tekrar kamera satmıyoruz. Bununla birlikte, büyük ölçekli kurumsal çözümler ve hatta daha küçük bulut tabanlı uygulamalar yaparken kameralar önemli bir entegrasyon kalemi oluyor. Yasaklanmayan şirketlerin kameralarının pazar gereksinimlerini karşılamasını bekliyoruz. Bu maliyetlerde hafif bir artışa neden olabilse de, sağlanan ek güvenlik satışların ve gelecekteki uygulamaların devamını sağlayacaktır.

Sonuç
ABD’deki yasağa ilişkin tartışmalara rağmen dünya genelinde şirketler işlerinin daha fazla kesintiye uğramasını önlemek üzere alternatif yonga seti üreticilerine yoğunlaşıyor gibi bir manzara söz konusu. Bu, çoğunun COVID-19’un etkisi ve ardından gelen finansal krizle zaten mücadele ettiği bu aşamada verilmiş pragmatik bir karar. Fakat asıl konu HiSilicon’un yerine tercih edilecek en büyük markanın ne olacağı.

En İyi Güvenlik Markaları Bu Pazarlardaki Talebin 2021’de Yükselmesini Bekliyor

Güvenlik projeleri için hangi dikeyler ilk önce açılır?

2020’nin sonuna yaklaştığımız şu günlerde COVID-19 aşısı için umutlar da yükseliyor. Bu doğrultuda güvenlik sektörü dikeyler genelinde potansiyel bir talep artışı bekliyor. Doğal olarak, bazı dikeylerin ilk aşamalarda diğerlerinden daha fazla talep görmesi bekleniyor. Burada, en büyük güvenlik ürünü üreticilerinden bazılarının talebin tavan yapacağını öngördüğü dikeyleri sunuyoruz.

Lojistik ve Depolama
IDIS Küresel İş Birimi Başkanı Joon Jun, e-ticaret büyümeye devam ettikçe şirketinin lojistik sektöründe canlılık gördüğünü ve COVID-19’un çevrimiçi satın almaya geçişi hızlandırdığını ifade ediyor.

Jun, “Dağıtım ve lojistik merkezleri operasyonlarını sürdürmek ve yükseltmeler yapmak durumunda kaldı ve büyük olasılıkla tedarik zincirini güvence altına almak için tedbirler uygulamaya devam edecek, malların giriş çıkışını takip edecek ve fiziksel ve siber organize suç tarafından hedef alınmak gibi dış tehditleri uzaklaştırmaya yönelik daha fazla çözüm uygulayacak” diyor.

Eğitim
MOBOTIX CEO’su Thomas Lausten, eğitim dikeyinin önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çekiyor. Eğitim kurumlarının güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak son derece hassas bir konu. İster lise üzerinden bir anaokulunda, ister bir üniversitede veya özel bir öğrenim kurumunda olsun, etkili öğrenme sakin ve güvenli bir ortam gerektirir.

Lausten, “Son teknoloji video teknolojisi, öğrencileri aksamalardan korumada etkili olabilir. Bu noktada çok yönlü bir çözüm gerekiyor: ister yüz tanıma teknolojisini kullanarak yetkisi olmayanların tesise girmesini önlemek, ister odaları ve koridorları güvence altına almak veya termal kamera kullanımıyla vandalizmi ve yangınları önlemek olsun, talep artıyor ve anne babalar çocukları ve verileri için giderek daha fazla güvenliğe ihtiyaç duyuyor. Siber güvenlikli çok yönlü bir çözüm burada esas unsur” diyor.

ABD’de Esrar Sektörü
Jun’a göre, esrarın tıbbi ve yetişkinler için eğlence amaçlı kullanımının giderek artan bir oranda yasallaşması neticesinde analistlerin 2027 yılına kadar yüzde 20’ye varan sürekli bir CAGR (yıllık bileşik büyüme oranı) artışı beklediği göz önüne alınarak, ABD’nin hızla büyüyen esrar sektörünün de iyi performans göstermeye devam etmesi muhtemel. 

Sağlık Hizmetleri
Lausten, sağlık profesyonelleri kapasitelerinin üzerinde çalışmaya devam ettikçe sağlık hizmetleri dikeyinde potansiyel bir talep artışı görüyor.

Lausten’ın bize aktardığı görüşler şu şekilde: “COVID-19 dikeyin önemini her zamankinden daha fazla gösterdi. Tıbbi personel normal zamanlarda dahi her gün zorluklarla karşı karşıya oluyor ve onların sorumlulukları ile günlük görevleri, teknoloji desteği bakımından büyük bir fırsat sunuyor. Örneğin, hastalar düştüğünde otomatik bildirimlerle destek sağlayan ve derhal personeli bilgilendiren bir teknoloji söz konusu olabilir. Sağlık personeli durum kötüleşmeden hızlı bir şekilde müdahale edebilir. Onların çok stresli olan işlerini kolaylaştırır ve hastaların refahından ve güvenliğinden ödün vermeden çalışabilmelerine imkan sağlar.”

Uzaktan Çalışma
İşletmelerin uzaktan istihdamı mümkün kılmaya yönelik yeni normu, güvenlik sektörü için yeni fırsatlar getiriyor. Gittikçe daha fazla insan evden çalıştıkça, daha geniş bir gözetim ve korumaya ihtiyaç duyuluyor.

Jun şunları söylüyor: “ABD ve Avrupa’da, konut ve küçük işletme sektörlerinde A/V entegratörleriyle yaptığımız çalışmalar neticesinde IDIS bakımından sadece emniyeti ve güvenliği artırmaya yönelik olarak gözetimin kolayca uzaktan yönetimi açısından değil, aynı zamanda aydınlatma, müzik çalma, HVAC, ve mobil uygulamalar üzerinden veya sesle uzaktan kontrol edilebilen bir dizi IoT cihazını entegre eden akıllı otomasyon çözümleriyle rahatlık ve verimlilik açısından da bir talep artışı söz konusu.”

Diğer Sektörler
Endüstriler, müştemilatındaki tüm alanlarda yüksek güvenlik desteğine ihtiyaç duyarlar, çevre koruması ve erişim kontrolü bunun sadece küçük bir parçası. Daha da önemlisi, Lausten’a göre akıllı yangın koruması gibi çözümler sadece personeli korumakla kalmayıp aynı zamanda işletmelerin daha büyük kayıplar vermesini de önledikleri için büyük önem arz ediyor.

Lausten, “Yangının çıkmasını tamamen önleyebiliyorsak, yangın çıktığında tepki vermeye de gerek kalmaz. Bu, sadece maddi değil, aynı zamanda insanlara ve işyerlerine fiziksel zarar gelmesini de önleyen bir unsur olarak yatırımın değer getirisi bakımından da çok önemli” diyor.

Yavaşlayan Bir Hızda COVID-19 Çözümleri
VIVOTEK Ürün Geliştirme Bölüm Direktörü Peter Chang, kalabalık kontrolüne yönelik çözümler ve sıcaklık algılama çözümleri gibi COVID-19 ile ilgili çözümlere olan talebin bu yıl arttığını gördü. Bu eğilim gelecek yıl da devam edebilir.

Chang şu yorumlarda bulunuyor: “Birçok yer ve ülke COVID’le ilgili bu çözümleri yaygın olarak kullanacağı düşünüldüğünde, bu talebin önümüzdeki yıl daha yavaş bir hızda olmakla beraber devam etmesini bekliyoruz. Pandemi kontrol altına alındığında altyapı tabanlı projelerin geri döneceğini ve ekonomik toparlanmanın tetikleyicisi olacağını umuyoruz.”

Tüketici davranışlarının kalıcı olarak değişmiş olması nedeniyle bunun tek istisnasının fiziksel perakende işi olacağını da ekliyor. İlgili dikey pazarların COVID sonrası dönemde toparlanması daha uzun sürecek.